Yaz mevsimi, özellikle içinde bulunduğum Temmuz ve Ağustos ayları geldi mi insanlarda bir kıpırdanma, bir hareketlilik başlar.Herkes bu zamanları bir tatil fırsatı olarak görüp, algılayarak, bulunduğu ortamlardan kaçmanın yollarını arar.
Durumu iyi olanlar ve şehrin keşmekeşinden, trafik kargaşasından, stresli iş ortamından kendilerini soyutlamaya çalışanlar, ya deniz kenarlarına, ya da yaylalara akın ediyorlar.
Birkaç defa gurbette bulunan arkadaşların veya akrabaların yanına gitmekten başka, öyle tatil olarak nitelendirecek bir tatil yapmadığımı söyleyebilirim.
Tatil yapmaya, hem zamanımın yetmediği, hem de çalışmaktan fırsat bulduğum söylenemez.Anlayacağınız, tatil ben ve benim durumumda olanlar için hayal olmaktan öteye gidemez.
Hem tatile çıksam ne olacak ki? (Bana göre tabi ki)
Birkaç günlük zevk-ü sefa ve keyif uğruna, belki bir yıl veya yıllar boyunca açık verecek bütçede dengeyi tutturamayız. Ailenin nafakasını çıkarma uğruna, yükleceğimiz kamburu bir türlü düzeltemeyiz.
Bizim için en güzel tatil, ailesinin nafakasını çıkracak bşir işte çalışmak, çalışmak yine, çalışmaktır.
“Deliye her gün bayram!” denir ya, işte bizim için de her gün tatildir. Bizim tatilimiz, ailenle berabersen tatildir ancak.
Düşünüyorum da; sanki tatil yorulmaktan başka bir işe de yaramıyor. Hem maddi birikimden ve krediyle borçlanmaktan, hem birikecek işler açısından hayli zahmetli ve zorlu geçeceğinden, kanımca tatil yorgunluktan başka bir şey değildir gibi geliyor..
Mevcut çalışmalarından soyutlanarak, başka işlerin yapılmasına imkân sağlıyoruz. Bu sebeple bir kısım işler aksatılırken, başka işler için başlangıç yapıyoruz.
Peki, karlı mıyız?
Zararlı mıyız?
Vallah onu da bilemiyorum!.
Onu ancak tatile gidenlere, sözde kendince tatil yaptıklarını söyleyenlere sormak gerekir!
Samimi olduklarımdan bir iki dostum var.
Bankadan kredi çekerek tatile çıktıklarını biliyorum.
Ne derece uygundur, doğru mudur, ne derece mutlu, huzurlu oluyorlar, rahat ediyorlar, doğrusu onu da bilemiyorum.
Ama bildiğim bir şey varsa; o da yıl boyunca, zevk, sefa, mutlu ve huzurlu olma uğruna harcadıklarını telâfi edebilmek için, kemerleri sıktıkça sıktıklarını, sağdan-soldan, ondan-bundan para istediklerini görmek olmuştur.
Bilemiyorum...
Belki, gerçekten o tatili hak ettiğini düşünüyorlardır.
Belki, hanımının ve çocuklarının ısrarlarına dayanamıyorlar, üzmek, kırmak istemiyorlardır.
Belki, “dostlar pazarda görsün” kabilinden, “tatil yaptı desinler” diye, banka kredisiyle borçlanarak tatile çıkıyordur.
Banka kredisiyle borçlanarak tatile çıkmak, ne kadar akıl kârıdır, bilemiyorum.
Hani insanın “bu ne lahana, bu ne perhiz turşusu!” diyesi geliyor; ama sonuçte kendilerini ilgilendiren bir konu.
Bize, hesap sormak düşmez.
Bize, akıl vermek hiç düşmez.
Ancak, havalar gerçekten sıcak, ama çok sıcak, belki de daha sıcak olacak.
Ancak, bizim bir kedi’miz (caddy) bile yok.
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com